yosun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yosun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2019 Salı

SUNUM 12: ÇAKIL TAŞLARI, BOŞ VER


SUNUM 12: Merhabalar... “Çakıl Taşları” ve “Boş Ver” adlı şiirlerimin yasal korumaları yaptırılmıştır.
 
 
/ÇAKIL TAŞLARI
 
Çıkmaz sokağa hapsedilmiş, çakıl taşlarıyız biz;
Yere sağlam basarız ve rüzgârlara savrulmayız.
Aslına sadık, sadece biraz kırık taşlarız biz...
 
Pisliklerini atsalar da hiç leke tutmayız biz;
Rahmet yağar üstümüze, hep onurla arınırız;
Pırıl-pırıl ve billur, asil çakıl taşlarıyız biz...
 
Bir'liği zikrederiz, bağımsızlık hep düsturumuz;
Ne kadar yosun tutsak da ansızın fırlar-taşlarız;
Şerefine düşkün, biraz kırık-asil taşlarız biz...
                                                                                                                             
                                                                                       Hasan ER/
-------------------------------------------------------------------------------------------
 

/BOŞ VER
“Hışt !” dedi düşümde, koru yaprakları;
Gözlerim kıynaşık, dinledim onları…
“Hışt-hışt boş ver !” dedi, tekrar canlandırdı;
Cılız kalmış-kurumuş fidanlarımı
Ve öksüz-yetim kalmış sevinçlerimi…
 
Düşümde gördüm gölgemi, “boş ver !” dedi.
Gündüz vakti dertleştim, döktüm içimi;
Önce kısa, sonra uzun sözler etti…                    
Uyku vakti; usulca zihnimde gezdi
    Ve tüm evrenle de bütünleşti, sanki…        
 
                                                                                       Hasan ER/
Kıynaşık: Hafifçe aralık.


Tekrar görüşmek üzere...
 
 
 
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                    
 

31 Ocak 2019 Perşembe

SUNUM 7 : PAŞABAHÇE'DE YAZLIK SİNEMA


SUNUM 7: Merhabalar... Sizlerle, yasal korumasını yaptırmış olduğum “Paşabahçe’de Yazlık Sinema” adlı şiirimi paylaşmak istiyorum:
 PAŞABAHÇE'DE YAZLIK SİNEMA

Bin dokuz yüz altmışların ilk yarısı...
Paşabahçe'nin tek yazlık sineması;
Bitişiğinde, Tevfik Paşa Yalısı.
Arada duvar ve defne yaprakları;
Zaten duvar üstü de cam kırıkları...

Sırtı oval-delik ahşap sandalyeler,
Boyası dökük hatta biraz nemliler,
Gıcırdak latalarla kenetlenmişler.
 Ay ve yıldızlar, lamba oluvermişler;
İnip ateş böceklerine dönmüşler...

Ayşecik yiyecek aşırdı mutfaktan,
Necdet Tosun hoplar-göbek koşaraktan
Ve elde-kepçe kaçırdı, yakınından.
Perdede Muhterem Nur ve Salih Tozan,
Duygu fırtınası akardı, o zaman...

Film arasışişe-açacak şakırdı,
Sanki "lingo-lingo" diye çığırırdı,
İçerken genzime-burnuma kaçardı;
O yeşil gazoz karşıma hiç çıkmadı,
Bu anılar da yudum-yudum yazıldı...

Er arar, o yosun-deniz kokusunu;
Çaprazında Paşabahçe İlkokulu,
Henüz Hastane yoktu, karşısı boştu.
Şimdilerde hayal kırıklığı dolu;
      Yazlık Sinemam olmuş, bir kum deposu!.. 
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                        HASAN ER


Açıklama:En büyük çocukluk özlemlerimden biri, nadiren de olsa; ailece yazlık sinemaya gitmekti.
Tevfik Pasa Yalısı'nın müştemilâtı, yazlık sinemayla ortak olan duvarın hemen bitişiğindeydi. Bazı akşamlar; yalı hizmetlilerinin çocuklarıyla beraber, üzerinde cam kırıkları olan bu duvara tırmanır, eğreti de olsa film izlemeye çalışırdık.
Tekrar görüşmek üzere, iyi günler dilerim.